Ana Sayfa Ekonomi-STK 15 Mayıs 2018

KOMPLOYA KURBAN GİTMEK…

KOMPLOYA KURBAN GİTMEK…

Elazığspor yönetimi geçtiğimiz gün bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantıda iki yılın özeti yapıldı.  Konuşmalara bakıldığında geçmişte yapılan toplantılarında farklı bir tarafı yoktu. İçerik olarak içi doldurulmayan, muğlak ifadeler yeniden gündeme getirildi.

Basın açıklamasının bir bölümünde de bizden bahsedildi. Bir yönetici, şahsımızın Elazığspor düşmanı olduğunu, Elazığsporun kapanması için çalıştığımızı, hatta hatta yönetimi devirmek istediğimizi ifade etmesini kendisine yakıştıramadım.

Gerekçelerini desteklemek için 2016 yılında yapılan Olağanüstü Kongrede adaylığımızı ileri sürerek ilişkilendirmeye çalışması şaşırttı.

Basın toplantısında dikkat çeken açıklamalardan sonra yaptığımız haberlerden Elazığspor yönetimi rahatsızlık duymuş olacak ki, yönetim birden bir linç kampanyasının fitilini ateşledi.

14 Mayıs akşamı sosyal medyada paylaşılmasına zemin hazırlanan 27.04.2017 tarihinde yaptığımız televizyon programını, 3-5 ay önceki konuşmaymış gibi yansıtılması, yönetim açısından bir umut olarak görülmüş olmalı ki, böyle bir senaryo devreye konuldu.

27.04.2017 tarihinde yapmış olduğumuz konuşmamızı,  3-5 önce yapılmış gibi gösterilerek şahsımızın Elazığspor düşmanı ilan edilmesine zemini hazırlanılması neyin planıdır.

Elazığspor yönetiminin yapılan eleştirileri açıklama zorluğu yaşarken, Elazığspor konusunda hassasiyet gösteren kesimleri bu oyuna dahil etmesi sizce manidar değil midir?

Bir yılı aşkın bir süre önce yapılan konuşmayı pişirilip 3-5 ay önceymiş gibi kamuoyuna sunulmasına yönetimden bir kişinin de çanak tutması da ayrı bir durum.

Önce şunu bir açıklayalım… Biz, Elazığspor düşmanı değiliz. Biz yönetimi devirmekte istemiyoruz. Öyle bir planımız da yok.

Ne de birilerinin uşağıyız. Ne de birilerinin küreğini çekiyoruz.

Biz, Elazığsporun iyi yönetilmesini ve içinde bulunduğu kaostan kurtulmasını istiyoruz.

Elazığspor yönetiminin ilk göreve geldiği günlerde kapatılsın mı yoksa devam mı edilsin tartışmalarının konuşulduğu o dönemlerde programı sunan kişiye karşı şahsi düşüncemizi ifade etmemizin neresi yanlıştır.

Sormak isterim… 27.04.2017 tarihinde konuşmalarımızı  3-5 ay önce söylenmiş gibi lanse edilmesi  ne kadar etiktir.

Kamuoyu bunu sorgulamayacak mıdır?

Yönetim belki bunu kabul etmeyecektir.

Ancak, 27.04.2017 tarihinde yaptığımız konuşmamız,  Elazığspor haini olarak Elazığspor düşmanı olarak o tarihlerde neden dikkate alınmamış, sosyal medyaya servis edilmemiştir.

Bu gün bu senaryo devreye konulmuştur?

Yönetim tarafında hedef gösterilerek linç kampanyasının başlatılması, sıkışan, eleştirilere yanıt veremeyen yönetimin kurtuluş reçetesi olarak planlanmıştır.

Yine söylüyorum. Elazığspor düşmanı değiliz.

Geçmişte Elazığspor’a yapılan yardımları har vurup harman savurarak borç batağı içerisine nasıl sürüklenmişse, bu günde aynı sıkıntıyı yaşamaması için eleştirilerimizi yapıyoruz.

Eleştirilerimizi yönetimin kamuoyuna şeffaf olacağız demelerine rağmen şeffaf bir şekilde bilançoları kamuoyu ile paylaşılmamasından dolayı yapıyoruz.

Bu güne kadar elde edilen gelirlerle, Elazığspor’un mevcut konuşulan borç yükünden kurtulması gerektiğini düşündüğümüzden gelirlerin nerelere harcandığını sorguluyoruz.

Yönetimin zorlandığı nokta budur. Bunu da bizden başka kimse sorgulamadığı için hedef tahtasına konularak, bir senaryo ile linç edilmek istendik.

Hedefleri bizi susturmak. Elazığspor’u istedikleri gibi kendi siyasi ikballeri uğruna kullanmaktır.

İşte 3-5 ay önce Elazığspor’un kapanması için konuştuğumuz denilen programın 27.04.2017 tarihinde yayınlanan linki;

https://www.youtube.com/watch?v=fckR2IzQDko

Zülfü Bal 27.04.2017 tarih yazılırsa program dinlenebilir

Kamuoyunun takdirine ve vicdanına bırakıyoruz.

Yorumlar

Elazığın Sesi