Ana Sayfa Sağlık - Yaşam 7 Nisan 2019

DEPREM PARAMETRELERİ HASAR ÜZERİNDE DİREK ETKİYE SAHİP

Deprem parametreleri yapılar üzerindeki hasar üzerinde direk etkiye sahiptir
DEPREM PARAMETRELERİ HASAR ÜZERİNDE DİREK ETKİYE SAHİP

Türk Ocakları Elazığ Şubesi tarafından “Deprem Kentleşme ve Elazığ” konulu konferans düzenlendi. Düzenlenen konferansa konuşmacı olarak Doç. Dr. Kürşat Esat Alyamaç katıldı.

DEPREM RİSKİNİN YOĞUN OLDUĞU BİR İLDE YAŞIYORUZ

Sözlerine “programı 10 gün öncesinden belirlediklerini” ifade ederek başlayan Türk Ocakları Elazığ Şube Başkanı Birol Bulut, “Biz bu konuyu yaklaşık 10 gün önce belirlemiştik. Hatta belki evveliyatı vardı, önceleri konuşuyorduk. Çünkü deprem riski yaşayan bir bölgede, deprem riskinin yoğun olduğu bir ilde yaşıyoruz. Dolayısıyla bu konunun işlenmesi gerektiğini biliyorduk. Nihayetinde tevafuk oldu, dün merkez üssü Sivrice Kavakköy olan 5.2 şiddetinde ciddi bir deprem yaşadık. Çok şükür kaybın olmadığı, küçük çaplı maddi hasarların meydana geldiği bir deprem oldu. Bize bir kez daha deprem kendisini hatırlatmış oldu. Özellikle Kuzey Anadolu fay hattı ve Doğu Anadolu Elazığ ilinin de üzerinde bulunmuş olduğu Doğu Anadolu fay hattının üzerindeyiz. Bu hat hizasında çok ciddi depremleri yaşadık. Depremle bu kadar yüz yüze olan, deprem riskini bu kadar çok yaşayan bir milletin buna karşı bu kadar da cesur hareket eden, önlem almayan, özellikle kentleşmede, şehirleşmede, mimaride bu depremi göz ardı eden anlamsız bir davranışı söz konusu” ifadelerini kullandı.

 DEPREM PARAMETRELERİ YAPILAR ÜZERİNDEKİ HASAR ÜZERİNDE DİREK ETKİYE SAHİP

Konferansa konuşmacı olarak katılan Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kürşat Esat Alyamaç da, “ “Öncelikle hep deprem bölgesine hem de sivrice ilçesinde yaşayan vatandaşlarımıza hem de Elazığ’a geçmiş olsun diyorum. Can kaybımızın ve yaralımızın olmaması sevindirici bir olay. Yapısal hatalar var. Ben depremlerin görevim gereği jeolojik kısmı ile değil yapısal kısmı ile ilgilenmek istiyorum. Depremin bazı özellikleri bizim için önemlidir. Bu parametrelerden biri depremin derinliği, ikincisi büyüklüğü, bir de süresidir. Büyüklüğü fazla olan bir depremin şiddeti kısa olursa etkisi az olabilir. Veya büyüklüğü azda olsa süresi uzun olan bir depremin etkisi fazla olabilir. Deprem parametreleri yapılar üzerinde hasar üzerinde direk etkiye sahiptir. Biz hep şiddet olarak ifade ediyoruz. Aslında verilen sayısal değerler büyüklük olarak ifade edilmesi gerekir. Depremi ifade eden bir cetvel var. Bu şiddet cetveli hasar durumuna göre sınıflandırılır. 5 denilen şeyde insanların sadece hissettiği, tedirgin olmadığı yapısal hasarların meydana gelmediği şiddet demektir. 7 şiddetinde deprem için ise insanları tedirgin olduğu yapısal hasarların başladığı dışarıya çıktığı depremlerdir. 8 şiddetindeki deprem yapısal hasarların olduğu tedirgin eden hatta evimize gitmek istemediğimiz depremlerdir. Büyüklük olarak ifade ettiğimiz de mesela yaşadığımız 5.2 şiddetindeki deprem sayısal bir değer ifade ediyor. Oradaki enerji ile alakalı, bizi aslında korkutan şey oradaki sayısını büyüklüğünden ziyade hem yüzeye ne kadar yakın olup olmadığı, ve süresi bizim için çok önemlidir. Yaşadığımız deprem literatüre göre küçük bir deprem, fakat bu deprem 20 saniye daha sürseydi. Bugün üzücü olaylar yaşanabilirdi. Depremin böyle bir özelliği var. Türkiye de depremde korkma sebebimiz nedir. Doğal afet olarak ifade ediyoruz. Aslında yardan bizim rızkımızı tayin ediyor. Aslında bir üstünde gerekeni yapmadığımız için doğal afet olarak algılıyoruz” şeklinde konuştu. Cumhuriyetin kurulduğu günden itibaren baktığımızda 1924 yılında Erzincan depremi başlıyor, Hayatımızda Pasinler, Adapazarı depremi, Dinar, Gölcük depremi, Bingöl, Van, gibi birçok yıkıcı deprem var.  Türkiye bu konuda acı tecrübelere sahip bir ülke. Bunun yanında ne tür tedbirler almışız. Cumhuriyetin ilk yıllarından beri mühendislik alanında bir tedbir gerektiriyor. Ne yapılmış yönetmelikler çıkarılmış. Yapıları uygun inşa edelim diye. İlk yönetmelik 1940 yılında çıkmış. Bu ciddi bir başarı 1923 yılında kurulmuş bir ülkenin 1940 yılında bir deprem yönetmeliği var. Cumhuriyet bunu hızlı bir şekilde yeniliyor. 1944, 1949, 1953, 1962, 1968, 1975 e kadar yapılıyor. Bu yıldan 1998 kadar hiçbir şey yapmıyoruz. Bu ara yine rahatlamışız. Fakat Gölcük depremi ile beraber tekrar bir harekete geçmiş, yönetmelik tam bir çağ atlamış. Uygulamış mıyız, orada da problemler var” dedi

HABER: GÖRKEM DURUSOY – MÜCAHİT KURŞUN

Yorumlar

Elazığın Sesi