Ana Sayfa Ekonomi-STK 11 Mart 2018

SORUNLARI KONUŞMAK,TARTIŞMAK,ELEŞTİRİLERE AÇIK OLMAK LAZIM

Elazığ STK Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Kayaoğlu ile gündemi ve kamuoyunun STK Platformundan beklentilerini konuştuk. STK Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Kayaoğlu, konuların tartışılması, konuşulmasından yanan olduklarını eleştirilere açık olunmasını istedi. Emniyet binasını yeri içinde Hiroşima da hala insanlar yaşanılanları gösteriyorlar. Yerimiz çok kıymetli olabilir. Biz de, o zalimliği yapan insanların zalimliklerini göstermek için taleplere hoşgörülü olmak lazım
SORUNLARI KONUŞMAK,TARTIŞMAK,ELEŞTİRİLERE AÇIK OLMAK LAZIM

Elazığ STK Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Kayaoğlu ile gündemi ve kamuoyunun STK Platformundan beklentilerini konuştuk. STK Platformu Dönem Sözcüsü İbrahim Kayaoğlu, konuların tartışılması, konuşulmasından yanan olduklarını eleştirilere açık olunmasını istedi. Emniyet binasını yeri içinde Hiroşima da hala insanlar yaşanılanları  gösteriyorlar. Yerimiz çok kıymetli olabilir. Biz de, o zalimliği yapan insanların zalimliklerini göstermek için taleplere hoşgörülü olmak lazım

BİZ YENİ ŞEYLER KONUŞARAK FAYDALI OLABİLMEK İSTİYORUZ

-STK Platformunun bu güne kadar yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz. Bundan sonra yeni yönetim olarak nasıl bir çalışma yapacaksınız?

Bizden önce görev yapan Prof. Dr.İbrahim Türkoğlu gerçekten güzel hizmetler yaptılar. STK Platformu, 2010 yılında İHH’nın Mavi Marmara olayı ile birlikte bir takım samimi STK Başkanları bir araya gelerek, bu sivil toplum platformunu oluşturdular. Daha sonra tüzüğü oluştu. O süreçte bu zamana kadar ciddi bir şekilde geldi. Türkiye’de şu anda bulunan sivil toplum kuruluşları platformu olarak iyi bir noktadayız. Başkan İllerdeki STK Platformlarını takip ediyoruz. Örneği Konya’da güzel işler yapıyorlar. Bazı illerimiz ise bizden daha çok geriler. En azından bir tüzüğümüz ve işlevselliğimiz var. Bu noktada arkadaşlarımız ciddi işler yapmışlar. Bize de bu sene görev, bize tevdi edildi. En iyisini yapmaya çalışıyoruz. Genel itibariyle 800’e yakın sivil toplum kuruluşu var. Bunların büyük bir çoğunluğunu cami dernekleri oluşturmaktadır. Ama, Elazığ’da fazlası ile sivil toplum kuruluşu var. Paydaş platform olarak Engelliler Platformumuz var, İmam Hatip Platformu var, Ekonomik Platformu var. Kudüs Platformu var. Bunlarla birlikte bir takım çalışmalarımız var.

Elazığ’daki Sivil Toplum kuruluşları olarak çalışmalarında çok güzel işler yapılıyor. Yeterli işler yapıyoruz. Dediğimiz zaman o zaman sınıfta kalırız. Biz hiçbir zaman yaptığımız işle yetinmemiz lazım. Daha ileriye, daha büyük projelere, daha güzel işler yaptığımız zaman bir sonrakini daha iyisini yapmamız lazım ki toplumun gerçek manada beklentilerine cevap verelim. Örnek verirsek, Dünya Kadınlar gününde bir Alman işçi kadının yapmış olduğu girişim ve sendika faaliyeti ile 8 Mart günü bütün dünyada kutlanıyor. Bizde maalesef kutluyoruz. Oysa ki; Cennet Kadınların ayağının altındadır. İnancının temsilcileri olan bizler kadının bütün değerini getirip bir güne sığdırmaya çalışıyoruz. Bu bizim anlayışımızla ters. Neden bizim kadınlarımız daha güzel bir şey yapmayıp da, dünyanın gündemine oturmadılar. Bugün Guta da dünyanın zulmü yapılıyor. İHH bir vicdan konvoyu oluşturdu. Tebrik ediyorum. STK’larımız her ne kadar güzel iş yaparsa yapsınlar, daha iyisine aday olduğumuz için biz hiçbir zaman bulunmuş olduğumuz yerin yeterli olduğunu düşünmüyoruz.

STK kuruluşlarımızın hepsi kendi çapında çok güzel işler yapmaktadırlar. Bunları kamuoyuna bir anda duyurmak, çok kolay bir iş değil. Yaklaşık 300 üzerinde STK kuruluşumuz var. Bizim öncelikli hedefimiz ileriye dönük ne yapabiliriz. Bunu, STK’larla tartışıyoruz. Bir STK kuruluşumuz daraltılmış alanda her neye hizmet ediyorsa, mesela Engellileri, İmam hatipliler, Ekonomi platformumuzla biz ne yaparız da şehrimize katkı sağlarız. Bunlar çok olay işler değildir. Bunu tartışmak, bu görüşü gündeme getirmek, yeni bir şeyleri konuşmak çok kolay bir şey değil. Hem birikim istiyor. Hem de fedakârlık isteyen işler. Bu noktada arkadaşlarımızla birlikte güzel şeyler yapmaya gayret gösteriyoruz. Biz yeni şeyleri konuşarak faydalı olabilmenin derdindeyiz.

KONUŞMAK, TARTIŞMAK, ELEŞTİRİLERE AÇIK OLMAK LAZIM

-Elazığ STK Platformu olarak Elazığ’ında gündemini takip etme göreviniz var. İlk kurulduğunda STK Platformu, İlin sorunlarını zaman zaman raporlar hazırlayarak gündeme taşıyordu. Ama son dönemde bu çalışmalar hep sessiz yürütüldü. Ve… STK Platformu tartışılır hale geldi. Dış olaylara duyarlı İlin meselelerinde hep sessiz kalınıyor eleştirisi yapılıyor. Bu eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz bu dönem de nasıl bir yönetim anlayışı sergileyeceksiniz?

Bizim bir kere eleştirilere açık olmamız lazım. Bizim tartışmamız lazım. Konuyu gündeme getirip konuşmamız lazım. Konuşarak bu işleri çözmemiz lazım. Tartışılmadığı zaman konu gündeme gelmediği zaman ben yaptım oldu, mantığı ile hareket ettiğiniz zaman sonuca ulaşamıyoruz. Mesela, Harput’ta Hünkar konağı denen bir yer yapıldı. Bu o zaman çok fazla tartışılmadı. Şu anda Harput gibi Süt kalesinin karşısına ucube bir görüntü sergiliyor. Bir çok gelen mülki idarecilerimiz oranın yıkılmasını bile düşünüyorlar. İşlevselliği yok. Mesela, mevcut Elazığ Emniyet Müdürlüğü temelden bir konsept üzerine projelendirilmiş, mükemmel bir okul projesini Emniyet Müdürlüğüne tahsis edildi. Hiç tartışılmadı, konuşulmadı. O mükemmel yapı bir dünya para harcanarak Emniyet Müdürlüğüne dönüştürüldü. Şu anda Emniyet Müdürlüğü taşınacak. Orası muhtemelen bir okula dönüştürülecek. İki yıllık kısa bir süre için dünyanın parası harcandı. Ne için tartışılmadığı için biz konuların tartışarak, konuşularak, görüş beyan ederek ona göre karar verilmesinden yanayız.  STK Platformu olarak, biz göreve geldikten hemen sonra Elazığ gündeminde yer almadı. 1 Mayıs Hak iş Federasyonunun kutlamış olduğu İşçi Emekçi bayramını Elaızğ’da yapılması için girişimde bulunduk. Bakan ve Milletvekillerimizle görüştük. Elazığ il başkanı ile görüştük. Bir çalışma yaptık.  Adana maalesef bizden bir adım önde hareket ettiği için Adana’ya kaydırıldı. Oysa; Elazığ’a alabilseydik. En az 50 bin kişi Elazığ’a gelecekti. Çünkü bir önceki yıl Erzurum da yapılmıştı. Biz yavaş kaldıkça arkadan gelen insanlar bizim önümüze geçerler.   İHH Genel Başkanını Elazığ’a getirdik. STK kuruluşu, Elazığ Belediyesi, İHH Elazığ temsilciliği olarak getirdik. Elazığ’da örnek bir durum sergiledik. İHH Genel Başkanı, ben dünyanın her tarafına gidiyorum. Göstermiş olduğunuz birlikteliği her yerde anlatacağım dedi.  Elazığ İktidar partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Hüdapar, Büyük Birlik Partisi hepsi bizim konferansımıza gelerek bir birliktelik sergiledik. Bugün, Elazığ okuyor kampanyasını yürütüyoruz. Elazığ okumak zorunda okumadan problemlerimizi çözemeyiz. Mutlaka okuma alışkanlıklarımızı gençlerimize kazandırmamız lazımdır. Derneklerimizin yapmış olduğu çalışmalarda daha iyi neler yapılabilir. Birlikte nasıl var olabiliriz. Birlikte nasıl projeler geliştirebiliriz diye derneklerimizi ve vakıflarımızı ziyaret ediyoruz. Umuyorum ki, çok güzel şeyler Elazığ’dan çıkacak. Çıkmak zorundadır. Eğer biz proje üretmez isek başka proje üreten iller var olacaktır. Bu gün Sütaş Fabrikasını Bingöl’e gitmesi için en az 3-4 yıl önceden Bingöl alt yapı çalışmalarını yapmış. Bu konuda ciddi manada çalışmalardan sonra firma Bingöl’e yatırımın tercih etmiştir. Bizim makro noktada ciddi projeler üretmemiz lazım. Sivil toplum kuruluşu olarak bizlerde yeni projeler üretmemiz lazım.

PROJE ÜRETMEK GEREKİR

-Bu noktada STK Platformları önem arz ediyor. Siz, zamanında sorunlara neşter vuramıyor muyuz? Diyorsunuz. Bu aşamada nasıl bir sorumluluk alacaksınız?

Biliyorsunuz çalışma kurullarımız var. Çalışma kurulu yanında bir de danışma kurulumuz var. Birlikte zaman zaman toplanıyoruz. Çalışma kurulumuz ile haftada bir danışma kurulumuz ile istediğimiz zaman ihtiyaç duyduğumuz zaman toplanıyoruz. Elazığ’ın sorunlarını yakından takip etmeye çalışıyoruz. Benim anlatmak istediğim olay şu biz sorunları takip ederek, çözüm üretmeye çalışmak değil, proje üretmemiz lazım. Yeni yeni şeyler bulmamamız lazım. Şehrimizde şu anda insansız hava araçları ile ciddi bir çalışma var. Üniversitemizde bu noktada ciddi çalışıyor. Bunun hem gündeme getirilmesi hem de bu noktada ciddi bir kamuoyu oluşturmak lazım. Şunu da söylemek istiyorum. Bizim yapılan projelerde mutlaka haddimizi ve yerimizi bilmemiz lazım. Biz teşvik edebiliriz. Konuyu görüşürüz. İlgili mercilere iletebiliriz. Onlarla bizim STK Platformunun arasındaki bağlantıyı kurarız. Ondan sonraki gelişmeleri o zatla, müracaat ettiğimiz kurulla kurum arasındaki bağlantıyı kurduktan sonra işin takipçisi olarak kalırız. Bizim yaptırım gücümüz yok. Bizim insan kaynağımız yok. Maddi imkanlarımız yok. Sadece beyin olarak arkadaşlarımızı bir araya gelip bu noktada çalışmalar yapmaktadırlar. Bütün sivil toplum çalışanları üyeleri aynı zamanda bizimde üyemiz sayılmaktadır. Elazığ’daki kurullarımız, Elazığ Valiliği, Belediyemiz, Emniyetimiz, Rektörlüğümüz ciddi manada bize yardım ediyorlar. Mesela bir Kudüs mitingi yaptık. Çok güzel oldu. Valilik ve Belediye çok ciddi katkılar sundu. Biz kimden ne istediğiniz bildiğiniz halde istediğiniz verilmedi. Yeter ki, istemesini bilesin, bu noktada istediklerimizi istediğiniz mercilere en nazik bir şekilde belirtmeye çalışıyoruz.

HADDİMİZ BİLMEK LAZIM

-STK Kuruluşları zaman zaman Elazığ’ın sorunları ve görüşleri paylaşıyor. Bu görüşler siyasi ve bazı etkenlerle taleplerinin önü kesiliyor. Dikkate alınmıyor. Bu tür yaklaşımları STK Platformu olarak doğru buluyor musunuz? STK’ların konuşmalarının önünün kesilmesi ne kadar doğrudur?

Üslup, adap ve edep çok önemlidir. Biz haddi aşmadan adap ve edep dahilinde sorunlarınızı yansıttığımızda böyle bir tepki ile karşılaşacağımızı gerçekten zannetmiyorum. Bizim derdimiz Sivil toplum kuruluşu olarak para kazanmak değil, makam kazanmak değil, derdimiz yaşadığımız memleketimize yaşadığımız, devletimize nasıl faydalı olmaya çalışırız. En iyisinin, en güzelinin, en doğrusunun olması için nasıl gayret gösteririz. Bizim derdimiz budur. Bunu karşımızdaki insana böyle aksettirirsek, karşıdaki insanında neticede insan ama haddimizi aşar, tavrımız da ona göre bir tavır sergilersek, hiç kusura bakmasın bir sivil toplum kuruluşu olarak haddimizi aşma yetkisini kimse bize vermemiştir.

HİROŞİMA’DA HALA İNSANLAR ZALİMLİĞİ UNUTTURMUYORLAR

-Şu nu ifade etmek istiyorum. Eski Emniyet Müdürlüğünün yeri için gündem konuşuluyor. STK kuruluşunun bir raporu var. Orada park olsun, konferans salonları olsun. Şehitlerimiz var. Şehitlere saygı olarak bir anıt yapılsın şeklinde bir öneri getirmişti. Kafamızda farklı beklentiler AVM, Konut alanları yapılsın hesapları olduğundan, bu öneri hiç dikkate alınmadı. Siz bu tavrı ne kadar doğru buluyorsunuz? Mesela oraya TOKİ’ye vermektense TOKİ’ye başka yer verilsin talep ediliyor. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?

İşin doğrusunu söylemek gerekirse, Emniyet Müdürlüğünde o vahim olay olmadan önce yapı olarak zaten deprem yönetmeliğine uygun bir yapı da değildi. Oraya bir yıkım kararı alınmıştı. Başka bir yere taşınacaktı. Yeni bir emniyet müdürlüğünün yapılaması bir ihtiyaçtı. O vahim olay gerçekleşti. Dolayısıyla buranın kaldırılması elzem oldu. TOKİ bir şirket, ama devletin bir şirketi. TOKİ her yerden para kazanacağım mantığını da bazen bir kenara bırakması gerekir. Bu gün Şahinkaya dediğimiz bölgede TOKİ dünyanın parasını kazandı. Her yerde para kazanacağım mantığı ile hareket etmek bazen doğru olmayabilir. Hiçbir tanemiz demiyoruz ki, bana bir mülk tahsis etsinler. Bana bir ev yapsınlar. Bize bir köşk yapsınlar. Böyle bir şey, çok uçuk bir beklenti olur. Biz orada şehitlerimizi anısına bir park yapılmasını istiyorsak, diyoruz ki orada canlar gitmiş. Hiroşima’da hala insanlar çocuklarını götürüp orayı gezdiriyorlar. Yerimiz çok kıymetli olabilir.  O zalimliği yapan insanların zalimliklerini göstermek için bizde bazen hoşgörülü olmak lazım. Zaten o kavşağın zamanla genişlemesi ihtiyaç olacaktır. Çevre Şehircilik il müdürlüğünün ileride kaldırılması icap edecektir. Bir şeyi yaptığınız zaman, sattığınız zaman sattığınız şeyi sonra yerine koyma şansınız olmuyor. Onun için biz kırk defa ölçüp bir defa biçmek zorundayız. Kan verilerek ödenen bedeller para karşılığında alınmaması lazımdır. Bu değerlerin kıymetini bilmek lazım. Şu andaki yeri bir park olarak değerlendirilmesi görüşünde arka alandaki park alanı konut alanına verilebilir.

Yorumlar

Elazığın Sesi