Ana Sayfa Manşet, Sağlık - Yaşam 4 Mart 2018

NASIL OTURACAKSINIZ?

Küçük Millet Meclisi Mart Ayı toplantısı gerçekleştirildi. Küçük Millet Meclisini Mart ayı gündemi Emniyet Müdürlüğü binasının durumu ile Erkek Şiddeti; Türkiye' de Kadın ve Çocuğun Yeri" konuları konuşuldu. Elazığ Emniyet Müdürlüğünün binasının yeri konusunda TOKİ’nin kararının yeniden gözden geçirilmesini isteyen Hazarsam Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban Biz iş olmadan önce mücadele edilmesini savunan bir insanız. Bir iş olduktan sonra müdahale edince geç kalıyoruz. Eğer meclise düşmüşse geç kalıyoruz. Bir proje aşaması temel atmaya dönüşmüşse geç kalınıyor. Siz üç kişinin şehit olduğu yere bir konut yapacaksınız. Gidip orada oturacaksınız. dedi
NASIL OTURACAKSINIZ?

Küçük Millet Meclisi Mart Ayı toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya İlimizde faaliyet gösteren Altı STK Başkanı katıldı. Küçük Millet Meclisini Mart ayı gündemi Emniyet Müdürlüğü binasının durumu ile Erkek Şiddeti; Türkiye’ de Kadın ve Çocuğun Yeri” konuları konuşuldu. Elazığ Emniyet Müdürlüğünün binasının yeri konusunda TOKİ’nin kararının yeniden gözden geçirilmesini isteyen Hazarsam Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban Biz iş olmadan önce mücadele edilmesini savunan bir insanız. Bir iş olduktan sonra müdahale edince geç kalıyoruz. Eğer meclise düşmüşse geç kalıyoruz. Bir proje aşaması temel atmaya dönüşmüşse geç kalınıyor. Siz üç kişinin şehit olduğu yere bir konut yapacaksınız. Gidip orada oturacaksınız. dedi. Hazarsam Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban konu ile ilgili şöyle konuştu. “Türkiye de demokratikleşmeye, daha çağdaş bir seviyeye ulaşmamıza bu toplantılar katkı koymuş olur. Türkiye’nin her yerinde aynı anda bu toplantılar yapılıyor. Emniyet Müdürlüğünün elim bir şekilde saldırıya uğraması ve üç vatandaşımızın şehit olması, Türkiye’deki bütün vatandaşlarımızın bağrına bir ateş düşürdüğü gibi İlimizde yaşayan insanımızın yüreğine bir kor düşürdü. Yaşanan hadise çok alışık olmadığımız bir durumdu. Her ne kadar bölge itibariyle teröre yakın bir il olmamıza rağmen terörü hiç bu kadar yakından hissetmemiştik. Hiç bu kadar derinden sarsılmamıştır. Hem kulaklarımız anlamında hem de yüreğimiz anlamında çok zor günler geçirmiş olduk. Gerçekten de Emniyet Müdürlüğünün bombalanmasında insanların teröre bakış açısında bizi bu kadar yakın hissetmesi bakımında sonrası 15 Temmuz süresi ile birlikte yeni bir Türkiye’ye evirilmiş oldu. Böyle bir dönemden geliyoruz. Emniyet Müdürlüğüne atılan bombadan sonra oranın yerinin ne olacağı ile ilgili bir takım beklentiler ortaya çıkmış oldu. Hazarsam olarak bizde beklentilerimizi ifade etmiştik. O dönem de konuşulduğu gibi TOKİ ye verilsin TOKİ de Emniyet Müdürlüğü binası yapsın TOKİ de kendi malı olduktan sonra istediği gibi değerlendirebilir. Bu bir yöntemdir. Biz o dönem İç işleri Bakanlığı bu yapmasını istemiştik. Çünkü bu çok ciddi bir iştir. Bizim arsamıza yeni bir emniyet binası yapılmasın. Kendi imkânlarımızla yapılsın. Devletin ve milletin ruhunun altına bu bombayı koyanlara karşılık bizde arazi vererek bunu kendi kendimize onarmayalım. O emniyet müdürlüğü binasının yerini de bir türlü bir park mı yaparsınız, şehitler anışımı yaparsınız, nasıl değerlendireceksiniz. Otursunlar ilin sivil toplum örgütleri dinamikleri, kent meclisleri, bu konuda ortak kanaat oluştursun. Gerekirse vatandaşa bir sorulsun. Bu herkesi derinden yaralayan bir konuydu. TOKİ orayı almasındı. Çünkü TOKİ kurumsal anlamda kar amacı güden özellikle bu tür arsalarda bir kuruluşumuz. Dolayısıyla kendi uhdesine geçtikten sonra bunu isterlerse konu olarak isterlerse iş merkezi olarak değerlendirebilecektir” dedi.

BİZ HEP GEÇ KALIYORUZ

Biz o dönemde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün şehir dışına taşınacak olması orada Nurettin Ardıçoğlu Kültür Merkezinin bulunması orada çok ciddi bir ada olmasını istediklerini ifade eden Hazarsam Başkanı Prof. Dr. Çoban; Bu ada toplamda değerlendirilsin Kültür Merkezinin yanında bin veya iki bin kişilik iki tane daha kongre merkezi kurulsun. Orası kongre vadisi olsun. Ankara’dan bu tarafa bir kongre vadisi yoktu. Ön tarafta da şehitlerimizi unutmayacağımız bir mekan tasarlansın. Belki kısmen de bir camii de yapılırsa orası da bir protokol camisi olsun. Bu bizim önerimizdi. Bunu konutun haricinde neye evirirseniz biz varız. Her türlü Elazığ’ın emrindeyiz demiştik. O dönem de de çok konuşulmuştu. Herkesin farklı fikirleri vardı. Hepsi de doğruydu. Ama yanlış olan bir tek şey vardı. O da konut yapılmasıydı. Şimdi gördüğümüz kadarı ile konut tipi olarak satışa çıkarıldı. Biz iş olmadan önce mücadele edilmesini savunan bir insanız. Bir iş olduktan sonra müdahale edince geç kalıyoruz. Eğer meclise düşmüşse geç kalıyoruz. Bir proje aşaması temel atmaya dönüşmüşse geç kalınıyor. Bu gibi sorunlara zamanında müdahale etmemiz gerekiyor. Bunun zamanlamasını sanırım kaçırdık. Ama yine de siyasi iktidar bu konuda duyarlıdır.  Ak Parti Milletvekilleri ve yöneticilerimiz ve diğer siyasi partilerdeki yöneticilerimiz hepsi Elazığ çocuklarıdır. O bombayı ruhlarında hissetmişlerdir. Vatandaşın bu beklentilerini dikkate almalarını, STK’ların beklentilerin dikkate almalarını bekliyoruz. Sorun TBMM taşınır mı bilinmez. Ancak oranın düzgün bir proje yarışması ile insanların unutmayacağı ve hatırlayacağı ve insanların kullanacağı kalıcı bir mekân tasarlanması, çünkü o bir türlü ruhu da çok bozacak, siz üç kişinin şehit olduğu yere bir konut yapacaksınız.  Gidip orada oturacaksınız. Hakikaten Elazığ çocuğunun bu olayı bilen ve o sesi duyan o korku ve paniği yaşayan kaldı ki resmi rakamlara göre yüz bin insanın koşarak yaralılara kan verdiler. Yüz bin insanın kanlarının bedeli konut üzerinde oturmak olmamalıydı. Siyasi iradeye bu konuda ricada bulunuyoruz” ifadesini kullandı. Daha sonra toplantıya katılan diğer STK’a Başkanları konu ile ilgili olarak oranın halkın faydalanacağı bir park ve anıt olarak projelendirilmesinin daha doğru olacağını savundular.

Yorumlar

Elazığın Sesi