FLAŞ HABER:
Ana Sayfa Ekonomi-STK, Manşet 31 Mart 2017

GDO KORKUSU İLİMİZE SIÇRADI

Ekmekte, Genetiği Değiştirilmiş Organizma(GDO) kullanılıp kullanılmadığına dair tartışmalar devam ediyor. Konuya ilişkin görüştüğümüz İlimizdeki fırıncılar ise topu un fabrikalarına attı. Ekmekte katkı madde kullanmadığını belirten fırıncılar, un fabrikalarının ise unda katkı maddesi kullanıldığını ileri sürdü. ‘İlimizde bu katkı maddesini kullanmayan yok’ diyen fırıncılar, yeterli denetim olmadığını da iddia etti.

Kısa bir süre önce Prof. Dr. Canan Karatay’ın yaptığı açıklamalar ile başlayan ekmekteki GDO tartışmaları hala devam ediyor. En son Gıda Tarım ve Hayvancılık Babanı Faruk Çelik’in ekmekte GDO olmadığına ilişkin sözleri de tartışmaları yatıştırmaya yetmedi. Türkiye’de insanların tükettiği hiçbir üründe GDO kullanımına izin yok. Ancak belli miktarda hayvan yeminde GDO kullanılmasına izin veriliyor. Konuya ilişkin görüştüğümüz İlimizdeki kimi fırıncılar GDO’nun ekmekte olup olmadığı konusundan haberdar olmadıklarını söylerken, kimileri ise tüm fırıncıların ekmekte katkı maddesi kullandığını iddia etti. Bazı fırıncılar ise konuya ilişkin yeterince denetim yapılmadığından şikâyetçi olurken, Elazığ Fırıncılar Odası Başkanı ise bu konu hakkında gerekli görüşmeler yaptıktan sonra açıklama yapacaklarını ifade etti.

‘KATKI MADDESİNİ FABRİKALAR KULLANIYOR’

Özellikle katkı maddesini un fabrikalarının kullandığını söyleyen fırıncı Mevlüt Tugay, “Çoğunlukla büyükşehirlerde öyle örneklere şahit oluyoruz. İlimizde olsa bile sadece birkaç yerde olabilir. Vatandaş katkı maddesini ekmeğin lezzetinden anlayabilir. Ancak fırıncılardan ziyade gelen unlarda katkı maddesi var. Biz buna müdahale edemiyoruz. Un fabrikasıyla alakalı. Biz unu genelde Diyarbakır ve Elazığ’dan alıyoruz. Bundan yıllar önce buğdayın doğal olmasından dolayı yüz kilo buğdaydan, seksen kilo un elde edebiliyordunuz. Ama şimdi yüz kilo buğdaydan yüz yirmi kilo un elde ediliyor. Bu fazlalık nerden geliyor. Tabiki fabrikaların katkı maddesi kullanmasından kaynaklıdır. Fırıncılardan bazıları ise bu katkı maddesini genelde normal ekmekte değil de çeşit ekmekte kullanıyor. Tek sıkıntılar fabrikalardan kaynaklanıyor. Buna da bizim müdahale etme şansımız bulunmuyor. Ama vatandaşlar gönül rahatlığıyla ekmek yiyebilir.” şeklinde konuştu.

‘YETERLİ DENETİM YOK’

Un zammına paralel ekmeğe zam yapılmadığından dert yanan fırıncı Murat Durmuş ise,“Çalıştığımız yanımıza kar kalıyor. Bunun yanında buğdaya her türlü ilaç katıyorlar. Ekmekte katkı maddesi iki şekilde ortaya çıkıyor. Birincisi fabrikada un içerisine konulan katkı maddesi var. İkincisi hamurun içerisine katılan katkı maddesi var. İlimizde bu katkı maddesini kullanmayan yok. Çünkü un bozuk gelirse mecburen bende kullanıyorum. Aksi takdirde ekmek çok sert olur. Vatandaş ekmeği yemez.  Bir daha da bu fırına gelmez. Bundan yıllar önce fabrikadan gelen unu on beş dakika da kıvamına getiriyorduk. Şimdi kırk dakikada bile bu işlemi yapamıyoruz. İşin kötü tarafı vatandaş ekmekte katkı maddesini anlamaz. Hatta,‘Ne kadar lezzetli’de diyebilir. Elazığ’da ekmekte katkı maddesi kullanılmadığı söyleniyor. Ama hepsi yalan.  Ben 20 yıldır bu işin içerisindeyim. Şimdi kalkıp yalan mı söyleyeyim? Kimse söylemez ama herkes kullanır. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi denetim yapan hiçbir kurum yok. Herkes bir koltukta oturup maaşına bakıyor. Kimsenin bir şey yaptığı yok. Elazığ iyice kör bir nokta oldu. Bir çuval una poşetlerce katkı maddesi katıyorlar. Bunun en büyük zararı ise kanserojen içeren maddenin kullanılması. En çokta ekmekte kullanıldığı söyleniyor.” diye aktardı.

GDO NEDİR?

GDO bitki ve hayvanların laboratuar ortamında bilim adamları tarafından genetik özelliklerinin değiştirilmesi sonucu oluşan yeni tarımsal ve hayvansal ürünlerdir.GDO,  bitki ve hayvanların doğal yaşam alanları hariç yerlerde büyüyebilmesi, böceklere karşı dirençli hale gelebilmesi, sert hava koşullarında yetişebilmesi, daha fazla ürün elde edilebilmesi (inek sütü gibi) için kullanılıyor. Bu teknikler bir bitki veya hayvan DNA’sına gen yerleştirmek ya da bu DNA’lardan gen çıkarmak için kullanılır. Bilim adamları genetik teknolojisini, soğuk havalara dayanıklı don önleyici balık genine sahip domates ya da yabancı otları öldürmede kullanılan ilaçlara karşı dayanıklı bakteri genine sahip mısır bitkisi gibi doğal yaşamda hiç bulunmayan biyolojik karakterde bitki, hayvan ve virüs ve bakterileri üretmek için kullanırlar. Örneğin, genetik mühendisleri Bacillusthuringiensis diye bilinen bir bakterinin genini mısır DNA’larına enjekte etmişlerdir. Bt geni böcekleri öldüren bir proteini ifade etmektedir ve mısıra transfer edilen bu gen böceklere karşı kendi kendine zehir üretebilmesini sağlamıştır.

DNA’NIN DEĞİŞMESİNİN OLASI ZARARLARI
Fakat genetik mühendisliğiyle yöntemleriyle bir bitki DNA’sına gen yerleştirme rastgele olmaktadır ve bilim adamları genin nereye gittiği hakkında bir bilgiye sahip değildir. Bu da diğer genlerin çalışmasını engelleyebilmekte ve besinlerde daha önce hiç bulunmayan proteinlerin üretilmesine ve toksin ve alerji üreten yeni bir bitkinin dolayısıyla da sağlığa zararlı tüketeceğimiz yeni bir besinin oluşmasına neden olmaktadır. En yaygın GDO’lu ürünler ise soyafasulyesi, mısır, pamuk ve süt olarak biliniyor.

KAYNAK: FIRAT GAZETESİ

Yorumlar

Elazığın Sesi