Ana Sayfa Gündem 11 Temmuz 2018

ELAZIĞSPOR İÇİN NE KADAR SAMİMİSİNİZ…?

Elazığspor kamuoyu gündeminin birinci sırasını şu sıralar meşgul ediyor. Nasıl etmesin ki; kendimizi bildik bileli şu Elazığspor’u, Elazığ’ı yönetenler sağlam bir yönetime teslim edemedikleri gibi, göreve getirilen yönetimler hakkında da ileri sürülen vurgun iddialarını da sorgulayamadık.
ELAZIĞSPOR  İÇİN NE KADAR SAMİMİSİNİZ…?

Elazığspor kamuoyu gündeminin birinci sırasını şu sıralar meşgul ediyor.

Nasıl etmesin ki; kendimizi bildik bileli şu Elazığspor’u,  Elazığ’ı yönetenler sağlam bir yönetime teslim edemedikleri gibi, göreve getirilen yönetimler hakkında da ileri sürülen vurgun iddialarını da sorgulayamadık.

Elazığspor’da görev yapan yönetimler bir önceki yönetimi suçlarken, ne delegeler yönetimlerden hesap sorabiliyor.

Neden yönetimler hesap sormak için adım atıyorlar.

Ama biri birlerini medya üzerinden suçlamaktan da geri kalmıyorlar. Kendine yakın kalemlerle de hakarete varan ifadelerle zan altına bırakma hadsizliğini gösterebiliyorlar.

Elazığspor konusuna Akın Şatıroğlu yönetiminden sonra dahil oldum. Akın Şatıroğlu bilindiği gibi eski Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu döneminde özel kalem müdürlüğünü bir yandan yaparken bir yandan da kulübün başkanlığını yürüttü.

O dönem de Belediye destekleri olmasına rağmen akılcı yönetim gösterilmeyince, mali sıkıntılar ve çalkantılar yaşandı. Konuşulan 7 milyon borç bir anda yanılmıyorsam 21 milyonla Selçuk Öztürk yönetimine devir edildi.

Selçuk Öztürk yönetimi görevde kaldığı dönem içerisinde Süper Lig heyecanı yaşadık. Ama akıllı bir yönetim sergilenemeyince, üstüne üstlük aşırı transfer politikaları ile bir çöküşün içerisinde kendisini buldu.

Elazığ Belediyesinde yaşanan koltuk değişikliğinde Süleyman Selmanoğlu’nun görevini Mücahit Yanılmaz alınca Elazığspor Başkanlığını yürüten Selçuk Öztürk’ün sıkıntılarını daha da artırdı.

Verilen sözler, bu günkü gibi yerine getirilmeyince Yanılmaz görünürde Elazığsporu destekler görüntüsü vermesine rağmen Öztürk’ü zorlayan perde arkası tutumunu devam ettirince Elazığspor da kaos daha da tırmandı.

Buna siyasi çekişme de eklenince Elazığspor tarihinin en büyük sıkıntıları ile karşı karşıya kaldı. Sonunda Selçuk Öztürk 26 Mayıs 2016 tarihinde yapılan seçimde mali kongreyi onaylatarak görevi   Belediye destekli Sedat Karataş ve Karahan Çelik yönetimine devir etti.

O günkü kongre de 59 milyonluk açıklanan bir borç birkaç gün sonra 120 milyon olarak kamuoyuna açıklandı. Kongre de dikkat çeken bir gelişme belki Elazığspor tarihinde bir ilk olur ümidini de yeşertmişti.

Selçuk Öztürk’ten hesap sormaya yönelik mali bilançoya Karahan Çelik’in şerh koyması bundan sonra gelecek yönetimleri artık Elazığspor üzerinden vurgun yapanların önünü kesecek adım olarak değerlendirildi.

Kongre sonrası 120 milyonluk bir borçla Elazığspor devam etisin mi kalsın mı tartışmaları başladı. Elazığspor tarihinde bu kadar büyük bir borç nasıl finans edilecekti.

O dönem de Elazığ Belediyesi İmar Revizyon değişikliği Sedat Karataş ve Karahan Çelik’in imdadına yetişti.

İki yıl boyunca Selçuk Öztürk yönetimi 120 milyon borç iddiaları ile karalandı. Ama bir türlü Selçuk Öztürk yönetimi ne sorgulandı, neden 3 gün içerisinde mahkemeye verildi.

İki yıl boyunca Sedat Karataş ve Karahan Çelik yönetimi Selçuk Öztürk’ü karalayıp 120 milyon borç üzerinden paraları toplarken bir yandan da çok büyük borçlar ödeniyor havası kamuoyuna pompalandı.

Ancak şeffaf yönetim vurgusu ile göreve gelen Belediye destekli Sedat Karataş ve Karahan Çelik yönetimi sonunda kamuoyu tarafından yeterli güveni sağlayamadı.

Selçuk Öztürk nasıl ki, Mücahit Yanılmaz’la girdiği tartışma sonunda yönetimi bıraktıysa, Karataş ve Çelik yönetimi de Selçuk Öztürk taktiğini uygulayarak kaçmanın yollarını Milletvekilleri ile sataşma yolunu seçerek yaptı.

Sonunda onlarda sanki çok başarılı bir yönetim sergilemişler havası ile elveda dediler. Bunlarda Selçuk Öztürk gibi önce Mali kongrelerini kendilerine yakın delegeler vasıtasıyla büyük bir baskı kurarak kabul ettirip gariban bir başkanla göstermelik yönetimle işi kurtardılar.

Tabii 3 gün sonra gelen yönetimde işin vahametini mi, yoksa oyuna mı geldiğini anlayamadığımız bir davranış sergileyerek istifa ettiler.

O istifanın nedenlerin de bir sır olarak tarih sayfalarına gömüldü gitti.

Gittikten sonra “Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu” misali bu yönetiminde ne kadar başarılı olduğu, Elazığspor tarihinde görmediği bir destekle elde ettikleri kayıt altıda 75 milyon, konuşulanlara göre 250 milyonluk bir destekle nasıl eski borçları ödedikleri(!) ortaya çıktı.

Eleştirenleri, hakaretler ederek, olumsuz beyanatları verenleri mahkemelere vereceklerini söyleyerek korkutma politikası güden Karataş ve Çelik yönetiminin sonunda ne forma paralarını, neden saltanat sürdükleri kamp giderlerini, kiraladıkları araçların bile paralarını ödemediği ortaya çıktı.

Öyle ki; Selçuk Öztürk’ün 4 Haziran günü kendi yönetimi ile değerlendiği basın toplantısında Sedat Karataş, Karahan Çelik ile Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz yerden yere vurmasına rağmen bu güne kadar çıtlarını bile çıkaramadılar.

Nasıl çıkartsınlar ki; “altı sakal, üstü bıyık”. Gel de çık işin içinden…

Haaa… Bu arada birisi çıktı. Belediye Başkanı, Milletvekilleri, Valisi ile görüşerek Elazığspor yönetimine talip oldu.

Ne sözler verildi… Bilemiyoruz.

Ancak verilen sözlerin ne kadar tutulduğu Elazığspor Kulübü Başkanı Murat Yümlü, Salı günü yaptığı basın açıklaması ile ortaya çıktı.

Sahi….Şimdi, İlin Milletvekillerine, Valisine, Belediye Başkanına sormak istiyorum.

Elazığspor’un kurtulması için ne kadar samimisiniz?

Elazığspor’u batıranlara ne kadar daha göz yumacaksınız?

Yorumlar

Elazığın Sesi