Ana Sayfa Manşet 23 Temmuz 2017

ELAZIĞLI BAKAN OLMALI MI? OLMAMALI MI?

Hükümetlerin belirli dönemlerde yaptığı yeni kabine atamalarında Elazığ da kamuoyu bir bakanın kabinede yer verilmesini bekler.

Olmayınca da sosyal medyada ve fısıltı dünyasında verir veriştirir.

Tepkiler gırla gider.

Gırla giderde hesaba koyan oluyor mu? Orası ayrı bir durum.

Önce iktidar olmuş partilerin kabinesinde yer almış Elazığlı bakanların olduğu dönemlere bir bakalım.

Çok uzağa gitmeye gerek yok.

1980 öncesi de İlimiz, siyasi tercihini ağırlıklı olarak Adalet Partisinden yana kullanmıştır. Zaman zaman belirli dönemler muhalefet partisinden de meclise milletvekili göndersek bile…

Bu tercihler nedeniyle 1980 öncesinde Adalet Partisinin önem verdiği ve İlimizde Bakanlık verilen bir il durumundaydı.

Rahmetli Süleyman Demirel’in Başbakanlığı dönemin de kabinede Elazığlı bir bakanımız vardı. O da Rahmetli Ali Rıza Septioğlu’ydu. Birde Sağlık Komisyonu Başkanı Ahmet Küçükel vardı.

O dönemlerde İlimiz hem bölge müdürlüklerinin hem de kamu iktisadi teşekküllerinin yoğunlukta olduğu bir pozisyondaydı.

Siyaseten güçlü olduğumuz dönemde, STK’lar ve toplum olarak ne yaptık. İlin gelişimi için projeler yapmak yerine bireysel iş, aş, atamalarla siyasetçileri yıllarca çalıştırdık.

Sonra 1980 ihtilalinden sonra Anavatan dönemi başladı. İlimiz bu dönemde de desteğini hep iktidar partisinden yana kullanmayı tercih etti. O dönemde Anavatan Partisi Genel Merkezinde Rahmetli Avni Çarşancaklı’nın etkin olduğu bir dönemdi. Yine o yıllarda toplum Milliyetçi Hareket Partisinden yana tercihini kullanmayı ihmal etmedi.

Anavatan Partisi döneminde Milli Savunma Bakanı olarak Zeki Yavuztürk’ü, Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak Cahit Aral’ı kabinede gördük.

O yıllarda başlayan özelleştirmede siyasetin malzemesi olarak kullanılan ve zarar eden birçok kamu iktisadi kurum kapatıldı.

Kapatılan veya satılan kurumlar İlimizde de vardı.

İl olarak biz ne yaptık. Bunlar neden kapatılıyor. Bu kuruluşları biz alalım işletelim demek yerine yine bireysel olarak iş, aş, tayinlerle bir dönemi kapadık.

Yine o dönemlerde siyasette bir Ağar fırtınası vardı. Doğruyol  döneminde Çiller’in Başbakanlığında İçişleri ve Adalet Bakanlığı görevlerini yürüten Ağar bir dönem partisinin Genel Başkanlığını da yürütmüştü.

O dönemlerde bile Elazığ ne yaptı…

Bireysel olarak Emniyet teşkilatına eleman alınmasından başka bir iş yapılmadı.

Yine o dönem de Refahyol iktidarında bir bakanımız daha vardı. Ahmet Cemil Tunç.

Sonuç vakıflara yapılan yardımların dışında ilin ekonomik kalkınması için herhangi bir yatırım olmadı.

Geldik; 2002 sonrası AK Parti dönemine…

15 yıllık dönem de İlimiz hep tercihini her zaman iktidardan yana kullandı. Ara sıra Milliyetçi hareket partisinden meclise bir vekil gönderse bile ağırlık olarak AK Partiyi tercih etti.

15 yıllık dönem de Bakanımız olmadı. Ama Genel Başkan Yardımcımız vardı. Necati Çetinkaya.

Biz ne yaptık… O dönemde parti yönetiminde etkili olan ismi değerlendiremedik.

Yine o dönemi de iş, aş, tayinlerle geçiştirdik.

Gelelim bu döneme… İçimizden halkın tanıdığı isimler şu anda mecliste.

Birde Bakan yardımcımız var.

Bir şeyler yapmak için çalışıyorlar. Ama halâ memnun değiliz.

Bakanlarımızın olduğu dönemlerde İl olarak ne istedik de ne alabildik.

Bu dönem de vekillerimizden ne istiyoruz. Ne alıyoruz.

Aslında toplum olarak biz ne istediğimizi biliyor muyuz? Önce ona bakmak lazım.

Dikkat çeken bir diğer nokta sadece bu dönem için değil biz her zaman eleştiriyoruz. Eleştirdiğimiz partiye yine destek veriyoruz.

Aslında önce kendimize bir baksak.

Ondan sonra ne istediğimizi öğrensek.

Daha sonra siyasetçileri eleştirsek daha iyi olacak sanırım.

 

Yorumlar

Elazığın Sesi